Köyümüzde egitim ilk yillara oranlara çok iyi durumdadir. Cumhuriyetin ilk yillarindaki savaslar nedeniyle ve o yillarin imkansizliklari içinde köy sakinlerinden belli sayýda kisi okuma – yazma amaçli olarak egitime katilmis ise de sonralari imkanlarin elverdigi ölçüde her ebeveyn çocugunu okula kaydetme egilimi göstermistir. Bunda caydirici güç olarak okula gönderilmeyen çocuklarin velilerine para cezasi verilmesi olmustur. Yillara göre egitim ve ögretim faaliyetlerinin bilgilerine sahip degiliz. Buna ragmen her geçen yil egitime katilan ögrenci sayisi artmis, son yillarda ise okula gitmeyen ögrenci kalmamistir diyebiliriz. Bu anlamda 8 yillik zorunlu ilkögretim önemli bir dönemeçtir. Bu sekilde önceleri 5 yillik ilkokul mecburiyeti varken ortaokula giden ögrenci sayisi bir elin parmaklarini geçmezken, zorunlu 8 yillik ilköðretim ile bu rakam bir anda son sinif rakamlari olan 35-40 ögrenciye çikmis durumdadir.
Önceleri ortaokula yazilan bu en fazla 5 kisilik ögrenci grubundan verilen firelerle liseyi bitirenler maksimum 2-3 ögrenci ile sinirli kalmakta ve bunlardan da üniversiteyi kazanan ya hiç olmamakta ya da 1 kisiye kadar çikabilmekte idi. Bunda ögrencinin köyde aldigi egitimin yaninda sehirde ilave ettigi bilgiler ve takip ettigi okulun basarisi da önemli olmaktaydi.
Köyümüzde ilkokuldan sonra agirlikli olarak önceleri ilçemiz Tavas’ta orta ve lise egitimine gönderilen ögrenciler, zaman içerisinde yurt imkanlari nedeniyle Kizilhisar (Serinhisar)’a da gönderilmeye baslandi. Denizli sehir merkezli okullar ise imkansizliklardan pek tercih edilemedi.
Zaman içinde bahsedilen imkansizliklar ortadan kalkti, köylümüzün imkanlari artti. Günlük sehre servis imkani dogdu. Okul sonu imtihanlari kazananlar da çikmaya baslayinca liseyi devam eden ögrenci sayisinda artis oldu. Bu artis üniversite imtihanlarina giren ögrenci sayisini bu da üniversiteyi kazanan ögrenci sayisini - en azindan oransal olarak- arttirdi.
Baslangiçta tabu olarak görülen ve hiç sans verilmeyen ögrencilerimize üniversiteyi kazanma yollari da açilmis oldu.
Bu konuda diyebiliriz ki baslangiçta “çiftçinin çocugu çiftçi olur” anlayisi artik kaybolmaya basladi.
Bütün bunlarda sonra su anda köyümüzde okuma yazma bilmeyen 1930 lu yilli dogumlular hariç kimse yoktur.
Köyümüzde ve disarida ikamet edenlerden lise ve yukarisi tahsilli sayisi asagiya cikartilmistir.
Fakülte mezunu | 17 |
Meslek yüksek okulu mezunu | 8 |
Lise mezunu | 24 |
2000 yili sayimina göre köyümüz nüfusu 1745 kisidir. Okuma yazma bilmeyenleri de en alt kategoriye alirsak, bu sayi üzerinden gidildiginde köyümüzdeki egitim-ögretim ve üniversite basari orani söyledir.
Egitim-ögretim seviyesi | Basaran ögrenci sayisi | Oran |
Fakülte (lisans/yüksek lisans) | 17 | % 0,97 |
Meslek Yüksek Okulu | 8 | % 0,46 |
Lise | 24 | % 1,38 |
Ilkokul/Ilkögretim Okulu | 1.696 | % 97,19 |
Toplam | 1.745 | % 100 |
Bu tabloya göre köyümüzde ilkokul/ilkögretim okulu mezunu orani % 97,19 iken üniversiteyi bitiren köylülerimizin orani sadece % 1,43 tür. Her 100 kisiden 1 kisi üniversiteli olabilmektedir. Bunu yillara göre oranladigimizda ise her yil üniversiteye 1 ögrenci dahi gönderemedigimiz ortaya çikacaktir.
Bütün bunlara ragmen her geçen süre okullu sayisinin artmasi gelecege güvenle bakmamizi engellememektedir.
| Sonraki > |
|---|
Köyümüz 

